Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ

Doğan DEĞİRMENCİ

Doğan Değirmenci, 1981 yılında, Denizli’de doğdu. Orta ve lise öğrenimini Elit Koleji’nde tamamladı ve ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme-Ekonomi Bölümü’nden mezun olup, ayrıca University of Portsmouth Business and Economic’ten de diploma aldı.

Değirmenci Group İstanbul Ofisi’nde dış ticaretten sorumlu kumaş pazarlama bölümünde daha sonra sırasıyla mali işlerde risk yönetimi, bütçeleme ve finansal raporlamada çalıştı.

Sonrasında Değirmenci Group’ta İcra Kurulu Üyeliği’ni üstlenen Değirmenci, halen Değirmenci Group Stratejik Planlama ve Yatırım Bölümü’nün başındadır. 2015-2018 yılları arasında, Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Üyeliği’nde bulundu.

Şu anda, BASİAD Başkan'lığı görevinin yanı sıra TETSİAD ve DEGİAD üyesi olan Değirmenci, evli ve iki çocuk babasıdır.

BASİAD Yönetim Kurulu Başkanı

Hakkımda
Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ
Doğan DEĞİRMENCİ

Görevlerim

Zarif Görsel 1

BASİAD Yönetim Kurulu Başkanı

BASİAD Yönetim Kurulu Başkanı, Denizli iş dünyasını temsil eden, sanayiciler arasında iş birliğini güçlendirmeyi ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlamayı hedefleyen önemli bir liderdir. Sanayi ve ticaret alanındaki deneyimiyle, üyelerin ortak sorunlarına çözüm üretmek ve yeni fırsatlar oluşturmak adına aktif çalışmalar yürütmektedir.

Aynı zamanda eğitim, çevre ve sürdürülebilirlik konularına verdiği önemle öne çıkan Başkan, Denizli’nin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak projelere öncülük etmektedir. Yerel ve ulusal düzeyde gerçekleştirilen etkinliklerde iş dünyasının sesi olarak, sektörün ihtiyaç ve beklentilerini ilgili kurumlara aktarmaktadır.

Zarif Görsel 2

Değirmenci Grup Yönetim Kurulu Başkanlığı

Değirmenci Grup Yönetim Kurulu Başkanı olarak, şirketin büyüme vizyonunu belirleyen, stratejik karar süreçlerine liderlik eden ve farklı sektörlerde sürdürülebilir başarıyı hedefleyen bir yönetim anlayışıyla faaliyetlerini sürdürmektedir.
Zarif Görsel 3

OSBÜK Yönetim Kurulu Üyesi

OSBÜK Yönetim Kurulu Üyesi olarak, organize sanayi bölgelerinin gelişimine katkı sağlayan, sanayi politikalarının güçlenmesi adına aktif rol üstlenen ve sektörel iş birliklerini destekleyen bir yönetim anlayışıyla görev yapmaktadır.

Zarif Görsel 4

DOSB Yönetim Kurulu Üyesi

2016 - 2018 yılları arasında YAPÖİŞ bünyesinde görev alarak, kurumun genel faaliyetlerine katkı sağlamış; farklı alanlarda yürütülen çalışmalarda aktif rol üstlenerek iş süreçlerinin etkin şekilde ilerlemesine destek olmuştur.

BU BİR “FON KRİZİ” DEĞİL, DEVLET VE KURUMLAR MESELESİDİR!

BU BİR “FON KRİZİ” DEĞİL, DEVLET VE KURUMLAR MESELESİDİR!

Yaşananları birkaç şahıs, birkaç şirket ya da birkaç fon üzerinden okumak büyük resmi kaçırmaktır.

Ortaya atılan iddialar son derece ağırdır: Bireysel alımlarla belirli hisselerde talep oluşturulduğu, fiyatların yükseltildiği, ardından bu hisselerin fonlara satıldığı ve sistemin fonlar üzerinden büyütüldüğü ileri sürülmektedir.

Burada yalnızca “Kim aldı, kim sattı, kim kazandı?” sorularına cevap aramak yeterli değildir.

Asıl sorulması gereken şudur:

Denetim neredeydi?
Risk neden zamanında görülemedi?
Kim biliyordu?
Kim zamanında müdahale etmedi?

Çünkü sermaye piyasalarında güveni yalnızca kanunlar değil; o kanunları uygulayan güçlü kurumlar, bağımsız denetim mekanizmaları ve nitelikli insan kaynağı oluşturur.

Ve tam da burada Türkiye’nin daha büyük meselesine geliyoruz:

BEŞERİ SERMAYE.

Bir ülkenin gerçek zenginliği yalnızca fabrikaları, rezervleri, bankaları veya doğal kaynakları değildir. Devleti yöneten, kurumları çalıştıran, denetleyen, üreten ve geleceği planlayan nitelikli insan kaynağıdır.

Bu nedenle Türkiye’de seçme ve seçilme sistemi ile siyasi mevzuatın; temsil, hesap verebilirlik, liyakat ve nitelikli insan kaynağının yönetime katılımı açısından nasıl geliştirilebileceği açık biçimde tartışılmalıdır.

Türkiye’nin ihtiyacı yalnızca yeni kanunlar çıkarmak değildir. Doğru insanı doğru göreve getiren, uzmanlığı ödüllendiren, liyakati esas alan ve kurumları kişilerden daha güçlü hale getiren bir yönetim kültürüdür.

Türkiye Başta Siyasi Partiler Kanunu değiştirmeli ve Ai agentlarla ülkede insan kaynaklarını en verimli şekilde oluşturulmalı;

Çünkü güçlü devlet; güçlü isimlerle değil, güçlü kurumlarla ayakta kalır.

Güçlü kurumların arkasında ise nitelikli insanlar vardır.

Türkiye’nin en büyük stratejik yatırımı beşeri sermayesine olmalıdır.

Eğitimden bürokrasiye, siyasetten ekonomiye kadar temel hedefimiz; nitelikli insanı yetiştirmek, liyakatli insanı seçmek ve ehil insanı doğru yerde görevlendirmek olmalıdır.

Çünkü 21. yüzyılda ülkeler arasındaki asıl rekabet para veya doğal kaynak rekabetinden önce insan kalitesi ve kurumsal akıl rekabetidir.

İnsanı güçlendiren kurumunu, kurumunu güçlendiren devletini, devletini güçlendiren geleceğini inşa eder.

29 Eylül 2026 DETAYLI OKU
Fon Krizi Bir Günde Doğmadı

Fon Krizi Bir Günde Doğmadı

Fon Krizi Bir Günde Doğmadı: Asıl Soru Denetim Neden Daha Önce Gelmedi?

Son iki günde yaşananları yalnızca birkaç fonun likidite problemi olarak okumak eksik olur. Bugün gelinen noktada SPK; Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy’ün TEFAS’ta işlem gören fonlarını alım-satıma kapattı ve açıklanan fonlar için tasfiye kararı aldı. 

Sebep-sonuç zincirine baktığımızda mesele daha net görünüyor:

Bazı fonlarda uzun süredir piyasa ortalamasının belirgin üzerinde getiriler görülürken, bu getirilerin hangi risklerle üretildiği ve fonların likidite yapısının yatırımcıya verilen çıkış koşullarıyla ne ölçüde uyumlu olduğu kritik soruydu. Financial Times da son gelişmeleri aktarırken bazı yerel fonlarda yoğunlaşmış pozisyonlar ve düşük halka açıklığa sahip hisseler üzerinden oluşan risklere ilişkin analist değerlendirmelerini aktarıyor. 

Ardından likidite problemi görünür hale geldi. Tera Portföy’ün para piyasası fonunda katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştu; bazı serbest fonlarda ise ödeme vadeleri uzatıldı. 

Buradaki en hassas nokta para piyasası fonlarıdır. Yatırımcı bu ürünü yüksek likidite beklentisiyle tercih ediyor. Dolayısıyla yatırımcının parasını talep ettiği tarihte alamaması, sıradan bir fiyat dalgalanmasından çok daha ciddi bir güven problemine dönüşüyor.

Sonraki aşama ise kaçınılmaz olarak Borsa İstanbul’a taşınabilecek likidite baskısıdır. Fonlar nakit yaratmak zorunda kaldığında portföylerindeki varlıkları satmaya yönelir; satışlar fiyatları aşağı çeker, düşen fiyatlar diğer fonların değerini etkiler ve yeni çıkış talepleri doğurabilir. Böylece başlangıçta birkaç kurumla sınırlı olan sorun, doğru yönetilmezse bir likidite–satış–değer kaybı–yeni çıkış döngüsüne dönüşebilir.

Tam da bu nedenle bugünkü SPK müdahalesi önemli olmakla birlikte şu soruyu ortadan kaldırmıyor:

Bu riskler tasfiye aşamasına gelmeden önce neden önleyici denetim mekanizmalarıyla sınırlandırılamadı?

SPK’nın görevi yalnızca kriz ortaya çıktıktan sonra fonları kapatmak veya tasfiye etmek değildir. Düzenleyici otoriteden beklenen; fonların portföy yoğunlaşmasını, likidite-risk profilini, yatırımcıya vaat edilen geri ödeme süreleriyle varlıkların nakde dönüşme kabiliyeti arasındaki uyumu ve olağan dışı performansların arkasındaki riskleri sürekli gözetmesidir.

Denetimin başarısı, kriz çıktıktan sonra ne kadar sert müdahale edildiğiyle değil; krizin oluşmasını ne ölçüde önlediğiyle ölçülür.

Şimdi açıklığa kavuşturulması gereken üç temel konu var: Sorunun toplam büyüklüğü nedir, kaç yatırımcı etkilenmiştir ve yatırımcıların alacaklarının hangi takvim ve yöntemle ödenmesi planlanmaktadır?

Çünkü mesele birkaç portföy yönetim şirketinden ibaret değildir. Türkiye’nin sermaye piyasalarının derinleşmesi, tasarruf sahibinin TL’de kalması ve kurumsal yerli yatırımcı tabanının güçlenmesi açısından güven en değerli sermayedir.

Kurunun yanında yaş yakılmamalı; fakat yaş yanmadan önce kurunun neden zamanında ayıklanmadığı da mutlaka sorgulanmalıdır.

17 Eylül 2026 DETAYLI OKU
Tarihin Kumaşa Dokunuşu: Genç Tasarımcılar BABAFEST’te Göz Doldurdu

Tarihin Kumaşa Dokunuşu: Genç Tasarımcılar BABAFEST’te Göz Doldurdu

Bu yıl düzenlenen BABAFEST kapsamında sahnelenen “Tarihin Kumaşa Dokunuşu” adlı defile, DOSTEK Koleji Moda Tasarımı Bölümü öğrencilerinin özgün tasarımlarıyla büyük beğeni topladı. Genç tasarımcıların tarihsel dokulardan ilham alarak hazırladığı koleksiyon, estetik ve yaratıcılığı bir araya getirerek izleyicilerden tam not aldı.

Defilede emeği geçen öğrencilerin çalışmalarını desteklemek ve katkılarını onurlandırmak amacıyla, BASİAD Hatıra Ormanı’nda adlarına dikilen fidanların sertifikaları kendilerine takdim edildi. Bu anlamlı jest, genç yeteneklerin hem sanatsal üretimlerine hem de doğaya katkılarına dikkat çekerek etkinliğe ayrı bir değer kattı.

06 Nisan 2026 DETAYLI OKU

"Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür"

Atatürk İmza
Uluslararası Finans

Küresel piyasalardaki gelişmeleri yakından takip ederek, risk yönetimi ve yatırım stratejileri konusunda kapsamlı finansal danışmanlık hizmeti sunar.

Stratejist

Kurumların hedeflerine ulaşması için analiz odaklı, sürdürülebilir ve sonuç getiren stratejik planlar geliştirir.

Ekonomist

Makro ve mikro ekonomik verileri derinlemesine analiz ederek, doğru karar alma süreçlerine katkı sağlayan öngörüler üretir.

 

Enerji ve Tekstil

Enerji ve tekstil sektörlerinde operasyonel verimliliği artıran, maliyetleri optimize eden ve rekabet gücünü yükselten danışmanlık çözümleri sunar.